AİLE İÇİ İLETİŞİM
KONUŞARAK DİNLEYEREK ANLAŞALIM
Hayattan ne isteriz? Bu soruya çok çeşitli cevaplar verilebilir ancak mutlu bir ailesinin olması dileği belki de en iyi bilinenidir. Mutlu bir ailenin sağlanabilmesi için aile kurumunun da temel gereksinimleri bulunmaktadır. Buda sağlıklı iletişim ile gerçekleşir.
İnsan gerek diğer insanlarla birlikte yaşayabilmek, gerekse kendinden öncekilerin oluşturduğu bilgi, değer ve kuralları edinebilmek için olağanüstü bir donanıma sahiptir: İletişim yeteneği…
İnsanlar yalnızca konuşma ve dinleme (sözlü iletişim) ile sınırlı olmayan, tüm bedenin katılımıyla ( sözsüz iletişim- beden dili) gerçekleşen iletişim sayesinde, hem birlikte yaşamanın gerektirdiği düzeni sağlarlar, hem aralarındaki sorunları çözerler, hem de bilgi, değer ve kuralları yeni kuşaklara kazandırırlar. Bu sırada birbirlerine sürekli aktarımda bulunurlar. Bu sürece kişiler arası iletişim denir.
Kişiler arası iletişim insanlar arasında farklı sosyal ilişkilerin kurulabilmesi ve sürdürülebilmesi için gereklidir. İnsan diğer insanların oluşturduğu sosyal bir ortama doğar ve doğduğu andan itibaren diğer insanlarla çeşitli sosyal ilişkilere girer. Bu ilişkilere bakacak olursak;
Karı koca ilişkisi
Anne baba çocuk ilişkisi
Kardeşler arasındaki ilişikler,
Akrabalık ilişkileri
Arkadaşlık ilişkisi
Komşuluk ilişkisi
Öğretmen öğrenci ilişkisi
Öğrenciler arasındaki ilişleler
Akranlar arsı ilişkiler
Meslektaşlar arsı ilişkiler
Yöneten yönetilen arası ilişkiler
Yardımlaşma ilişkisi
İşbirliği ilişkisi
Rekabet ilişkisi
Çatışma ilişkisi
Hemşerilik ilişkisi
Vatandaşlık ilişkisi v.b.
Görüldüğü gibi insanın doğduğu andan itibaren diğer insanlarla çok çeşitli ilişki kurması gerekmektedir. Bu denli çok sayıda ve farklı ilişkiler kurma ve sürdürme zorunluluğunun insan için olumlu ve olumsuz yönleri vardır. İnsanlar ancak kurdukları ilişkiler sayesinde gereksinimlerini karşılayabilir, gereksinimlerini karşılamak bir insan için yaşamını sürdürmekle eş anlamlıdır. Çünkü gereksinimleri karşılanmayan bir insanın varlığını sürdürmesi olanak dışıdır. Diğer taraftan tüm bu ilişkiler başa çıkılması gereken zorlayıcı durumlara yol açabildiğinden beraberinde birçok sorunu getirebilir.
Kişiler arası yüz yüze iletişimin aile için önemi nedir.
En az iki kişi, belirli bir ortamda birbirlerinin varlığının ve davranışlarını algılayabildikleri anda aralarında ilişkiler arası yüz yüze bir iletişim kaçınılmaz olarak başlamış demektir.
Aile içi iletişim, birbirleri ile aynı ev ortamını paylaşan üyeler arasında kurulduğunda hem kişiler arasındadır, hem de yüz yüzedir.
Yüz yüze ilişkilerin iki temel boyutuna bakacak olursak
Derin boyutu
Beklentiler ve duyguları hissetme boyutudur
Teknik boyutu
Mesaj aktarma yolları duygularını nasıl ifade ettiğidir
Aile içi iletişimin derin ve teknik boyutu
Kişilerin aileye evliliği ne anlam yükledikleri ve nasıl ilişki kurdukları ilişkilerini etkiler.
ETKİLİ İLETİŞİMİN ÖZELLİKLERİ VE İLETİŞİM BECERİLERİ
• İletişim için yeterli zaman,
• İletişimde sevginin ifade edilmesi,
• Diyalog halinde iletişim,
• Olumlu iletişim,
• Empatik iletişim,
• Birbirini var eden iletişim,
• Sözlü ve sözsüz iletişim,
• Etkili bir dinleyici olmak
İletişim için yeterli zaman
Hangi tür insan ilişkisinde olursa olsun insanların iletişimde bulunabilmeleri için her şeyden önce birbirlerine yeterli zaman ayırmaları gerekir. Günümüz koşullarında aile üyelerinin birbirlerine zaman ayırmakta zorlandıkları görülmektedir. Başta ana babalar olmak üzere aile üyeleri birbirleriyle konuşmak birbirlerini dinlemek konusunda yeterli zamanı bulamamaktadırlar.
İletişimde sevginin ifade edilmesi
İnsan arasındaki farklı ilişkiler söz konusu olduğunda, özellikle aileyi çeşitli ilişki durumlarından ayıran en belirgin fark aile üyeleri arasında her şeyden önce sevginin egemen olmasıdır. Aile çocukların kendilerini güvende ve mutlu hissedeceği sevgi ortamını içinde barındıran bir sosyal şemsiyedir. Önemli olan aile bireylerinin sevgilerini birbirlerine açıkça ifade edebilmeleridir.
Geleneksel aile baba örneği
Diyalog halinde iletişim
Birçok insan iletişimde daha çok kendi düşüncelerini isteklerini ve ihtiyaçlarını ifade etmek ister. İlişkilerin işlevsel olabilmesi için karşılıklı bir aktarımın diyalogun oluşması gerekir. Sorunların zamanında fark edilebilmesi karşılıklı diyalog halinde ilişkilere bağlıdır. Eşler arasındaki çok yönlü uyum ancak karşılıklı çok yönlü iletişim sayesinde gelişebilir.
Olumlu iletişim
Kişiler arası ilişkilerde sık görülen sürekli olumsuz eleştirme, yakınma, suçlama gibi savunucu iletişim tarzları da aile üyeleri arasındaki iletişimin dolayısıyla da ilişkilerin kalitesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Her insan gibi bir annenin bir babanın bir çocuğun kendisiyle ilgili olumlu sözler duyması bir gereksinimdir. Her kim olursa olsun hangi yaş grubunda bulunursa bulunsun, insanoğlu varlığının olumlu olarak kabul edilmesini bekler. Ve kendisine bu şekilde yaklaşılan ortamda kendini daha güvende ve mutlu hisseder. Eğer kişi aile içinde böyle bir ortamda bulamazsa, aile dışındaki ortamlarda kendisine olumlu yaklaşıldığını duymak, kabul görmek, varlığının onaylandığını hissetmek arayışı içinde olacaktır. Diğer insanlarla olumlu iletişimde bulunabilmek için her şeyden önce insanların hem olumlu hem de olumsuz özellikleri bulunabileceğini kabul etmek gerekir.
Olumlu iletişim örnekleri
Hem anne baba ile çocuk, hem de anne baba arasındaki iletişim sırasında;
Sevgi ileten, sözel ve sözsüz( dokunma gibi) iletileri daha sık göstermek
Diğer kişiyi yalnızca olumsuz orak eleştirmemek
Olumlu davranışlarını söylemek övmek ve desteklemek
Kişiyi ve duygularını koşulsuz olarak kabul etmek yalnızca davranışları eleştirmek
Diğer kişinin bakış açısını algılamaya çalışmak ve duygularını hissetmek
Olaylara ve sorunlara diğer kişinin gereksinimleri ve güçlükleri açısından bakmak (empatik yaklaşım)
Sorun varken dahi sakin olmak ve konuşmak özellikle çocukla konuşurken serinkanlı davranması sürdürmek
Verilen sözü yerine getirmek tersi durumunda özür dilemek ve nedeninin açıklamak
Gerektiğinde teşekkür etmek rica etmek izin istemek uzun yıllar süren bir evlilikten sonra bile nezaketi özeni ve ince düşünmeyi yitirmemek
Kişisel sınırları aşmamaya özen göstermek
Diğer kişinin kendilik saygısı zedelemekten kaçınmak
Kazanan ve kaybeden olduğu durumlar yaratmaktan kaçınmak utandırmamak köşeye sıkıştırmamak (çocuğun davranışlarını değiştirmesi için utandırılmasının uzun dönemde yararından çok zararı olabilir. Çocuk kendine güvenini yitirebilir)
Diğer tarafı sen diliyle suçlamak yerine ben diliyle kendi duygularını ortaya koymak (haber vermeden eve zamanında gelmediğin zaman kaygılanıyorum )
Empatik İletişim
Kişinin kendini karşıdakinin yerine koyarak onun duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışması ve anladığını karşı tarafa seni anlıyorum mesajı hailinde iletilmesidir. Bu iletişim yaklaşımı da başarılı olabilmek için kişinin öncelikle kendine odaklanmaktan vazgeçip karşısındaki insanı gözlemeye onun duygu ve düşüncelerini algılamaya çalışması gerekir.
Birbirini var eden iletişim
Her insan kendi var oluşunu anlamlı bir bütün olarak bu dünyadaki varlığını yaşamak ister ve çabalar. Her ne kadar kişinin var oluşunu en olumlu biçimde yaratması herkesten her şeyden önce kendi elindeyse de başkalarının o kişiye yaklaşımı da varoluşunu etkileyebilir. Çevremizdeki diğer kişiler bize değer verdikleri ölçüde varlığımızı daha olumlu olarak hissederiz. En yakınımız aile üyelerinin eşimizin çocuklarımızın anne babamızın bize nasıl davrandıkları önem kazanır. Aile üyelerinin birbirlerine sağlayabilecekleri en önemli yardım birbirlerinin varoluşuna katkıda bulunmaktır. Birbirini var etmektir. Bir insanın varoluşuna nasıl katkı sağlanabilir?
Varlığını koşulsuz kabul etmek
Bu diğer kişinin hiç eleştirilmemesi demek değildir. Ancak eleştirilen davranış olmalıdır. Bu anlamda aile üyelerinin koşulsuz kabulü çok büyük önem taşır. Burada aile bireylerinin birbirlerine verdileri mesaj şu olmalıdır. Seni koşulsuz kabul ediyorum seni kusurlarına rağmen seviyor ve kabul ediyorum ancak şu davranışlarında olumsuz kusurlarını eleştiriyorum şu davranışların yanlış
Çok yakın ilişkilerde bile diğer insana özel bir alan bırakmak
Aile ortamında insanların özel alanları olabilmeli ve bu özel alanlara saygı gösterilmelidir. Özel hobiler arkadaşlar
Yeni atılımların ve girişimlerin desteklenmesi
Çocuğu var etmek
Çocuğun bir insan bir birey olarak var edilmesinden bahsedeceğiz
Çocuğun tüm duygularını kabul etmek
Çocuğun kendilik değerini destekleyici tavırlar önemli
Çocuğun sınırlarına o izin vermedikçe girmemek
İzin almak
Tercihlerine saygı göstermek
Başarısızlıklarından çok başarıları üzerinde odaklaşmak
Sözlü ve sözsüz iletişim
Beden dili jestler ve mimikler göz teması
Etkili dinlemek
Eşlerin birbirlerini yi dinlemeleri ilişkilerini geliştirir. Çünkü iyi dinleme sayesinde birbirlerini daha yakından tanıyan eşler yakınlaşırlar. Duyguların paylaşılması önemlidir. İyi dinleme sayesinde ailedeki sorunlar zamanında fark edilip önlem alınma ve zamanında çözülmeye çalışılabilir.
AİLE İÇİ İLETİŞİMDE ÖZEL DUYGU İLETİLERİ:
Ben İletileri
Aile içi iletişimde duyguların önemle vurgulandığı bir iletişim örneği de ben iletisidir. Aile içi iletişimde ben iletileri kullanılmasının yararları arasında duyguların ifade edilebilmesi her üyenin kendi davranışını sonuçları hakkında bilgi edinebilmesi ve kendisiyle yüzleşebilmesi sen mesajı ile karşısındakini suçlamak yerine kendi güçlüğü ya da duygusal durumuyla yüzleşmeyi ve paylaşmayı ( bir anlamda sorumluluk alma) öğrenmesi sayılabilir.
“sen eve geç geldiğinde ben başına kötü bir şey gelmiş olabileceğini düşünüp kaygılanıyorum”
AİLEDE DİNLEMENİN ÖNEMİ
Çocuğu dinlemek
Zaman ayırın
Sakin olun
Sabırla dinleyin
Göz hizasına gelmeye çalışın
Tehdit edici bir biçimde dinlemeyin
Sorgular gibi davranmayın
ÇOCUĞUN TEMEL ÖZELLİKLERİ
Çocuk kendine özgü bir varlıktır.
Çocuğun yaşa bağlı gelişim dönemleri vardır.
Çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır.
Çocuklar etraflarındaki çevreleri ve geçmiş deneyimleri ile koşullanırlar.
Sözel ve sözel olmayan davranışlar ihtiyaçları doğrultusunda yapılanır.
Çocukların fark edilmeye, kabul edilmeye ve takdir edilmeye ihtiyaçları vardır.
Çocukların dünyalarını yapılandırmaya ve organize etmeye ihtiyaçları vardır.
Çocukların bir ortam içinde etkin olma ihtiyaçları vardır.
Davranışlardaki yapıcı ve kalıcı değişimler (öğrenme), tatmin edici deneyimlerle (yaşantılarla) gerçekleşir.
AİLE İÇİNDE COCUĞUN İSTENMEYEN DAVRANIŞLARI KARŞISINDA ANNE BABALARIN DAVRANIŞLARI
İstenmedik davranışın tanımı, sınırları açık olmalı ve hem anne hem de baba tarafında benzer tepkiyle karşılanmalıdır.
ANNE BABALARIN ÇOCUK YETİŞTİRME DAVRANIŞLARI
Anne baba ve çocuk ilişkisi, temelde anne babanın tutumlarına bağlıdır.
Çocuk yetiştirirken gösterilen anne baba davranışları şunlardır:
Aşırı koruma
Aşırı serbest bırakma
Reddetme
Aşırı baskıcı ve otoriter tutum
Dengesiz ve tutarsız tutum
Kabul etme
Güven verici hoşgörülü tutum